Sauna Adabı

Alışmadık götte don durmazmış. Aha donla durulmayacak yerde biz tersini yaptık hacı. Yine ters köşe olduk. Otelde sauna varmış, gidip görelim dedik. Eşek kadar bornoz asmışlar tuvalete; sanırsın memlekette herkes iki metre. İçinde kaybolduk. Gıli Gıli bana bakıyor, ben ona. Derken bir gülme tuttu ikimizi. Bir bornoza ikimiz sığardık zorlanmadan. Mayoları giydik içimize. Sakil kaçar diye bir geçirdim ama malzeme neyse ortada. Anamızın karnından saunaya doğmadık. İndik aşağıya, baktık kimseler yok. Rahat rahat keşfe çıktık odaları. Birinden içeri kafayı soktum. Anam, göz gözü görmüyor, nefes alamıyorum. İki saniyede şıpır şıpır terledim, boncuk boncuk çıktım dışarı. “Buhar Odası” yazıyormuş kapıda. Önceden okusana şunu! Ben yine uzatırdım kafayı, o ayrı. İkinci odaya gelmeden açıklık bir alan gördük; yarım ay şeklinde duşlar. Ayakları yıkamak için yer yapmışlar; sıcak soğuk suyu ayrı ayrı karıştırıyorsun. Sol tarafa şezlonglar koymuşlar. Üzerlerinde battaniye vardı, anlam veremedik. Kaldığımız odalarda battaniye yok; donuyoruz geceleri. Gıli Gıli kaş gözle “yürütelim” yaptı; “çıkınca hallederiz” çektim. Duvara eşek kadar pano yapmışlar. Adabı nedir bu işin, okuduk öğrendik. Önce abdest alacakmışın, sonra yıkanıp kurulanmak gerekirmiş. Ayakları ılık suya sokacakmışın. Pür-i pak olunca destur ile girecekmişin. Yatmak serbestmiş ama istemiyorsan oturabilirmişin de. Öyle uzun uzadıya kalmayacakmışın. On beş dakika içinde bir çıkıp dolanmak lazımmış. Dolanmadan önce soğuk bir duş alıp üzerine de bir bardak soğuk su içecekmişin. Soğuk suyu canım çekti, ondan yazdım. Ona gerek yok. Raconuna göre takılalım dedik, bir bir yazılanları yaptık. Girdik içeri bekliyoruz. Bir sus pus olduk ikimiz de, sanki türbedeyiz. Konuşuluyor mu burada bak onu yazmamışlar. Ne olacak? Bekliyoruz. On dakika geçti, bir gram terlediysek hepsi o. Derken kapıda insanlar belirdi. Baktık hepsi dal taşak içeri giriyorlar. Havluları serdiler üstümüze yattılar. Gıli Gıli şok; beni bir gülme tuttu. Sonra gacılar girdi içeri. Memeler fora, önleri kıllı kıllı. Onar da altımıza yattılar. Biz arada kaldık mı mayolarla. Yirmi dakika geçti kalkamıyoruz.Gitmiyorlar bir türlü. Sırılsıklam olduk, tahtalara geçti sularımız. Gacılardan biri Gıli Gıli’nin kulağına bir şeyler fısıldadı. Çıkışta sordum ne dediğini. “Kapının yanında havlu var, bir daha onu alıp altınıza serin. Mayoya lüzum yok” demiş. Donun durmayacağı yere de donla girdik ya! Yine tutturamadık. Bu da gol değil!

 

 

 

Advertisements